Kelime Giriniz

post

“BENCE” genç Eğitimcinin Kaleminden

“BENCE” genç Eğitimcinin Kaleminden

Nasıl bir kaosun içinde yaşadığımızı hiç bilmeden yaşam geçip gidiyor. 2. Dünya Savaşı sonrasında yaşayanların derdi, ailelerinden; girdikleri savaş sonraki yokluk, aç kalmamak için çalışmak, güzel bir ev, geleceğe yatırım, çocuklarım benim çektiklerimi çekmesinler derken koca ömürleri bitti. Onlar alçak gönüllü ama bir o kadarda güçlülerdi.

75-80 doğumluların aileleri kötü şartlarda çalıştıkları için, onların çalışmamaları adına iyi bir üniversite bitirip iyi şirkette çalışmaya inanan ve bunun için çabalayan, genelde de olması gerektiği yerde kendini bulamayan ve bunun için devamlı uğraşan, etrafındakileri silip kavuran bir nesil.

Ya 2000 liler, çoğuna göre hayatı umursamaz, gelecek için kaygısı olmadığı düşünülen, sınavdan sınava sürüklenen, arada eğitim zayiatı verdiklerimiz, ama genel olarak ailelerinin hırsları için belli bir yaşa kadar yaşatılan bir nesil.
Dikkat ederseniz her geçen gün daha da mutsuz bir nesile doğru gidiyoruz. Bence bizler amaçla, hedefleri kaybettikçe daha da mutsuz olacağız.

Bence asıl amaç mutluluk olmalı. Mutlulukta son yıllarda gördüğümüz gibi sadece senin mutlu olmanla olmuyor. Bencillikle hiç olmuyor. Önce senin mutlu olman gerekiyor fakat; sokağa çıkınca merhaba diyebilecek, tebessüm edecek komşuların olmalı. İşyerine gidince kahve getiren kişinin içinden gelerek sana hizmet ettiğini görmelisin. Sokakta taksiye bindiğinde hayatından bezmiş bir sürücü yerine güler yüzlü bir şoför abi olmalı ki mutlu olabilesin. Bunlar gibi binlerce örnek verilebilir. Galiba toplumun mutlu olması gerekiyor.

Öncelikle insanların insan olduğunu unutmamak gerekiyor. Amaç mutlu olmaksa, toplumun ve çevrendekilerin de mutlu olması gerekiyor.
Sonra seni bu hayatta neyin mutlu edeceğine inanıyorsan onları belirlemelisin ve onların doğru olup olmadığından emin olmalısın. Sonra plan yapmalı ve hedeflerini o zaman belirlemelisin. Amacın için hedefler!

Bakıyorum; binlerce liselilerde Boğaziçi Üniversitesi’ne girmek amaç olmuş. Binlerce Boğaziçi mezunu mutsuzken. Nerede ne okuduğunun önemi yok. Bence senin nerede ne yaptığının önemi var. Bu bağnaz düşünceden kurtulmak için bizim bir nesil daha harcamamıza gerek yok.
Bence asıl mutluluk, bunların hepsini görüyorken yaşadığın asıl zaman. Hedefe ulaşınca mutlu olan insan yok. Çocukları doğru yönlendirmek lazım. En önemlisi çocukların bir daha yaşayamayacakları günleri elinden çalmayın.

Hiç duydunuz mu üniversiteyi bitirmiş birisi işsiz kalmış açlıktan ölüyormuş diye? Ben duymadım! Türkiye’de iş beğenmeyen ve çalışmak istemeyen bir gençlik var zaten. O da ailelerine güvenden dolayı. Bence onlara meslek veya üniversite diplomasi için çalıştırmayın.
Onlara iyi insan olmayı öğretin. Bırakın, onlar zaten bunların hepsini yaparlar. Evlerindeki yardımcıya hizmetçi dememeyi, aracını kullanan kişiyi şoför olarak görmemeyi, restoranda yemek getiren kişiyi garson olarak görmemeyi, sokaktaki çöpçüyü, simitçiyi, hostesi, doktoru, bankacıyı, aşçıyı, profesörü, öğretmeni, müdürü veya oteldeki valenin artık insan olduğunu öğretin. Ama bunun için önce bizim öğrenmemiz gerekiyor değil mi ?

Problem nedir ? Günümüzdeki tahammülsüz ve saygısız insanlarımız! Ne yazık ki; lütfen, teşekkürler, sağ ol, iyi ki varsın ve özür dilerim kelimelerinin yer değiştirdiği bir yaşam. Ne yazık ki, ailelerinin ellerindekileri ile gücü bulan ve 40 yaşına gelmeden milyoner olan, yokluk görmeyen, aşağıdakileri ezen ve herkesin onun için calışması gerektiğini düşünen, servis veya ürün yerine firmayı ve insanları satın alan, en kötüsü de bunları normal gören toplumun huzurunu bozan bir nesil var. Bunları siz yarattınız. 2. Dünya Savaşı sonrasındakiler her geçen gün daha kötüye gidiyor. Bu nesil bir sonraki nesili de kirletiyor. Adı da hakkını aramak oluyor.

Bu nesil insanları çabuk harcıyor. 1 yıl boyunca emek veren öğretmeni, bir lafı yüzünden işten kovdurmayı düşünen bir aileye ya da yapılan bir gezide çocuğu kalemini kaybedince öğretmene ağzına geleni söyleyen bir aileye öğretmen ne yapsın ?

Bizi kim düzeltecek ? Sonra bakıyoruz, bu ülke çok kötü diyor oturuyoruz. Bence herkesin bir şey yapması gerekiyor. Bunun için herkesin kaybedilen o saygı, sevgi ve hürmeti bulması gerekiyor.

Şenol KAYA

Yorum Yok

Yorum Ekle